Sosyal Medya

Gündem

Bir Fevri Hareketle Bu Ülkenin Emeğini Kimse Çöpe Atamaz

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ambargolar altında yaşayan bir ülke. Spor yapmak, uluslararası organizasyon düzenlemek, dünyadan sporcu getirmek bu coğrafyada hiçbir zaman kolay olmadı. 

Ama buna rağmen bu ülkede bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. 

Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde kurulan drift pisti bunun en somut örneklerinden biridir. Yıllarca “olmaz” denilen bir alanda, uluslararası standartlarda bir pist yapıldı. Bugün bu pist sayesinde Kuzey Kıbrıs’ta düzenlenen Drift NEU organizasyonlarına 8–9 farklı ülkeden yarışmacı geliyor. 

İrlanda’dan Hollanda’ya, Almanya’dan Türkiye’ye kadar pilotlar bu piste çıkıyor. 

Bu sadece bir yarış değil. 

Bu; spor turizmi demek. 

Bu; ambargolar altında dünyaya açılan bir pencere demek. 

Bu; Kuzey Kıbrıs’ın adının motor sporlarıyla uluslararası platformda duyulması demek. 

Ama gelin görün ki; bir yarış sırasında yaşanan kaza sonrası ortaya çıkan görüntüler üzerinden öyle bir linç kültürü başladı ki, sanki bu ülkede hiçbir şey yapılmamış gibi davranılıyor. 

Bir yarışmacının yaptığı fevri bir hareket, yılların emeğini gölgelemeye çalışıyor. 

Buna kimsenin hakkı yok. 

Bu pist bir günde kurulmadı. 

Bu organizasyon bir kişinin hevesiyle yapılmadı. 

Bu işin arkasında yıllarca verilen mücadele var. 

Alın teri var. 

İnat var. 

“Bu ülkede de yapılabilir” diyen insanların kararlılığı var. 

Bugün Kuzey Kıbrıs’ta uluslararası drift yarışları yapılabiliyorsa, dünyanın farklı ülkelerinden sporcular gelip bu pistte yarışabiliyorsa bu küçümsenecek bir iş değildir. 

Elbette spor alanında şiddetin yeri yoktur. 

Elbette yaşanan olay eleştirilebilir. 

Ama bir olay üzerinden koskoca emeği yok saymak da haksızlıktır. 

Bu ülke zaten ambargolarla mücadele ediyor. 

Zaten sporcuları uluslararası arenada yarışamıyor. 

Zaten dünyaya kendini anlatmak için bin kat daha fazla çaba harcıyor. 

 

Böyle bir ülkede uluslararası bir drift pisti kurulmuşsa, yapılması gereken şey bu emeği küçümsemek değil sahip çıkmaktır. 

Çünkü mesele bir yarış değildir. 

Mesele; Kuzey Kıbrıs’ın sporla, turizmle ve uluslararası organizasyonlarla dünyaya kendini anlatma mücadelesidir. 

Ve herkes şunu iyi bilmelidir: 

Bir yarışmacının fevri hareketi, bu ülkenin yıllardır verdiği emeği gölgeleyemez.